Laf lafı açtı, sohbet koyulaştı. Toplumda bazı değerlerin temsilcisi gibi görünen, en azından o gelenekten geldikleri iyi bilinen bazı kimselerin her türlü imkana sahip olmalarına rağmen hala nasıl da tamahkar olabildikleri gibi her zaman her yerde konuşulan meselerdi işte. Siyaset kirli bir dünya. İçine girenler mi domuzlaşıyor yoksa domuz iştahlılar mı ekseri içine giriyor bu çamur ve pislik karışımı çukurun bilemiyorum. Ancak her türlü imkanı olmasına rağmen, millete hizmet için görev verilmiş bir insanın hala hediye kabul etmesi, az çok demeden her metaya tamah etmesini başka bir örnek ile açıklayamadım. Örneğin balık çiftliklerini incelemek için kurulan içinde her partiden vekilin olduğu komisyonun, teftişten koli koli balık ile dönmelerini anlayamıyorum. Üç beş kilo balık verirsen ona, biraz fazla verirsen ona, olmadı daha azına, hasılı ne koparabilirseler ona razı olan bu haysiyetsizleri ANLAYAMIYORUM. Sokaktaki hırsızı, caddedeki fahişeyi anlayabiliyorum bir yere kadar.
Neyse lafı çok uzattım. Bir süre önce devlet büyüklerimizden bir kızını evlendirmişti şatafatlı bir düğünle. Çok çok sevdiğim ve hürmet ettiğim bir yazar da bu yazının başlığını taşıyan bir yazı kaleme almıştı. Öyle sade ve buruk bir üslup ile. Arşivlik bir yazıdır benim için. Tarihe not düşmek için burada bulunsun, hepimize mihenk taşı olsun istedim.
Benzer Yazılar:
