Trafikte Yitirilen Zamanı Kurtarabilmek

Uzun zamandır düşündüğüm bir konu üzerine yazmış Haşmet Babaoğlu. Büyük şehirlerdeki trafik ve zaman problemi üzerine. Hergün servislerde, otobüslerde, metrolarda vs. saatlerimiz heba oluyor. Ne zaman çevreme baksam insanlar boş boş pencereden dışarı bakıyor, e-5 karayolunun o canım manzarasını temaşa ediyorlar.  İnsanlar amaçsız, gayesiz kendilerini akıntıya bırakmışlar adeta. Her gün sabah ve akşam 40 dk. kadar servis ile yolculuk ediyorum. Sabahları dinleyeceğim şeyler belirli. Akşamları da dil öğreniyorum. Evet yalnızca serviste mp3 dinleyerek bir kaç ayda orta seviyeye yaklaştım gibi. Bir kaç ay sonra da iyiden iyiye derdimi anlatabileceğimi sanıyorum. Sadece serviste, sadece akşam eve dönerken, sadece bir mp3 çalar ile. Aslında zaman bu kadar bereketli. Ankara’da metro hattında az kitap bitirmemiştim. Şehir içi trafiğinde bir şey okumaya kalkınca araba tuttuğundan yalnızca dinleyebiliyorum. Yine de zamanı iyi kullanamadığımdan muzdaribim. Her gün bana verilen 24 altının çoğunu harcayamadan geri vermek zorunda kalıyorum. Başka çarem yok. Biriktirmek mümkün değil.

Asıl sorun bizlerin boş zamanlarımızı severek harcayabileceğimiz birer hobimizin, ilgi duyduğumuz alanların olmaması. Ot geldik, saman gidiyoruz anlayacağınız. Bu konuya detaylı olarak daha sonra dönmek üzere.

Benzer Yazılar:

  1. Vicdan Yazıları
  2. Ankara
  3. Hangi Yunus Emre Türkçesi?
  4. Yılbaşı Psikolojisi

Bir Yorum

  1. ekshe
    Yapıldı 02 Aralık 2009 at 16:01 | Permalink

    tamam kabul,24 altını değerleniremiyoruz ama bence değerlendiremediklerimize hayıflanmak yerine değerlendiklerimizi üzerinde durmalıyız.çünkü düşünce bir mıknatıs gibidir. olumlu düşünce çözümleri çeker. ‘neden yapamıyorum’ yerine, ‘nasıl yapabilirim’…

    bu arada tebrikler :) ben kitap okumayı tercih ediyordum ama mp3 olayı da iyi fikir;)

Gönder Yorumunu

Korkmayın e-posta adresiniz yayınlanmaz, kötü yola düşmez İşaretli alanlar zarurîdir *

*
*