Okuma Hevesi

Geçenlerde metrobüsde seyahat ederken içimi burkan bir an yaşadım, paylaşmak istedim. Bilenler bilir, metrobüs araçlarında birbirine bakan dörtlü koltuklar vardır. İkisi araç yönünde, ikisi ters yönde. İşte bu dörtlülerden birinde koridor tarafında oturuyorum, sol çaprazımdaki bey de açmış gazete okuyordu. Ben koridor o pencere tarafında olduğuna göre hangimiz araca ters yönde oturmuş oluruz?

Neyse, ne diyordum? Bir bey açmış gazete okuyor hemen yanımda ayakta yolculuk eden yedi-sekiz yaşlarında bir çocuk ise dikkatle adamın iç sayfalarını okuduğu gazetenin kendisine bakan, ana sayfasını okumaya çalışıyor. Hepimiz hatırlarız daha okuyamadığımız zamanlarda o hep büyüklerin elinden düşürmediği çarşaf gibi kağıtlarda ne yazdığını merak etmiş, resimlere bakmakla yetinmiş ve onu okuyabileceğimiz günleri iple çekmişizdir. İşte çocuğun her halinden, gazeteye bakışından, dudaklarındaki heceleyişden, daha çok büyük puntolarla yazılmış manşetleri okumaya çalışmasından belliydi nasıl istekli olduğu.

Neden sonra durgunlaştı, sonra diğer tarafa dönüp pencereden yolu izlemeye koyuldu. Gazetenin ilk sayfasında neler mi vardı?

  • Kocaman puntolarla en tepede “Kadının Canı Yok” manşeti
  • Hemen altında, sayfanın yarısını kaplar şekilde, hepsi de kocaları tarafından öldürülmüş 24 adet merhumenin vesikalık fotoğrafı.
  • Sağ tarafta büyük puntolarlar “Kürtaj Vahşeti”
  • Hemen altında vahşice öldürülen kadının ve katil eşinin resimleri
  • Onun hemen altında elbette büyük puntolarla “Önce Öldürdüler Sonra Yasını Tuttular” manşeti ve
  • Akrabaları tarafından öldürülen ve o akrabalarının -o zaman henüz yakalanmadıkları için- cenazesine katılıp yas tutar gibi yaptıkları üç yaşlarında bir kız çocuğunun fotoğrafı.
  • Bir de şimdi hatırlayamadığım bir siyaset haberi. Sayfanın kalan %20’sini kapsıyordu.

Nasıl? İç açıcı değil mi?

İşte bu manzaraydı içimi karartan. Bir kaç kez elip gidip geldi, neredeyse perde edecektim elimi çocukla gazete arasına. “Çocuklarımız nasıl bir dünyaya doğuyorlar, nasıl bir dünyada büyüyorlar?” diye geçti içimden. Akşamları kaçımızın midesi sofra başında haber izlemeyi kaldırıyor? Vesaire vesaire…

Neyse geldik asıl önemli noktaya.

Cevap: Dörtü kotuklardan aracın her iki yanında da bulunduğundan verdiğim bilgiler oturuş yönümü belirlemeniz için yeterli değil!

Benzer Yazılar:

  1. Trafikte Yitirilen Zamanı Kurtarabilmek
  2. Bu Mesele Beni Aşar
  3. Üslûp, düğün, tevazû
  4. Okur Kitlesi En Kaliteli Gazete
  5. Muhasebe

Gönder Yorumunu

Korkmayın e-posta adresiniz yayınlanmaz, kötü yola düşmez İşaretli alanlar zarurîdir *

*
*