Dünyanın bilgisi elimizin ucunda ama tertibi olmadıktan, istikameti belirlenmedikten ve ne idüğü hakkında zihni berraklık hâsıl edemedikten sonra bilgi mânâsız, hatta tehlikeli bir mâlumat anbarı haline gelir. Eğitim de zaten bilgi edinmeye değil, bilgi işleyebilecek hâle gelmeye hazırlar insanı. Tâze mezun gençlerin çoğunun hâlâ bilmedikleri, pek azının farkedebildiği bir nükte!
demiş Ahmet T. Alkan ilgili yazısında. (yazının tamamı çok güzel)
Hep hissettiğim, gördüğüm ama bir türlü tarif edemediğim (pek çoğumuz için de böyle) bir hakikati çok güzel ifade etmiş yazar. İşte ustaları bizden ayıran önemli bir fark. Biz elimizin altındaki bi dünya bilgiyi nasıl kullanacağımızı, eğitim anlayışının nasıl olması gerektiğini vs. tartışırken, bir paragraf 3 cümle ile öyle güzel bir tespit yapılmış ki, dönüp dönüp okumak lazım.
Benzer Yazılar:
