Köşe Kapmaca


Köşe yazısı okumak gibi bir hastalığım var. Tabi sevdiğim ve sevmediğim köşe yazarları da. Hatta hayran olduklarım ve köşe yazarlığı yerine magazin muhabirliği yapması gerektiğini düşündüklerim var. Gerçekten paylaşmaya değer bulduklarıma, daha çok insanın okumasını istediğim yazılara bu kategoride yer veriyorum

Yer İsimlerinin Türkçeleştirilmesi

Yer isimlerinin Türkçeleştirilmesine dair bir fikir edinmek için 3 güzel yazı var. Abdullah Gül’ün Muş-Bitlis arasında Güroymak’tan geçerken ‘Merhaba Norşinliler’ demesi üzerine MHP’liler ‘Gebze’den geçince İstanbul tabelasını kaldırıp, Konstantinopolis mi yazmak lazım’ demişler. Bu saçmalamaya gereken cevabı da içeren Çengiz Çandar’ın konuya ilişkin yazısına buradan ulaşabilirsiniz.
İttihatçı zihniyetin başlattığı ve daha sonra Kemalist zihniyetin -gerçekten [...]

Bu Mesele Beni Aşar

Gazete editörleri genelde kötü köşe yazarlarıdır. Hemen hiçbirinin kendine has bir üslubu yoktur. Ekrem Dumanlı da bu kuralın istisnası değil. Ancak benim merak ettiğim uzunca bir zamandır sinema üzerine yazmayı kendine misyon edinmesi. Galiba gazete editörü olmak her konuda ahkam kesme hakkı veriyor insana.
8 ağustos tarihli yazısında geçen :
— “Hazret-i İsa’nın son 12 saatini anlatan [...]

Pembe İncili Kaftan

Konu güncelliğini yitirmiş olsa da Dücane abiden bir önceki yazıda söz açılında hemen aklıma geliverdi. Başbakanın Davos çıkışının tartışıldığı günlerdi. Tartışma biryerlerde gelip Ömer Seyfettin‘in meşhur Pembe İncili Kaftan hikayesine dokundu. Hikayeyi okumuş olanlar nedenini hemen anlayacaktır. Okumamış olanlar da şimdi bahsedeceğim köşe yazılarını okuduktan sonra bir fikre sahip olacaklar.
Öncelikle Yılmaz Özdil’in yazısını okuyalım
Daha sonra [...]

Bir Lokma, Bir Hırka

Dücane Cündioğlu abimizin hikmet dolu bir yazısı daha.
“Bir lokma, bir hırka felsefesine inanmam. Bu bize yutturulmuş bir zokadır.” diyen MUSIAD eski başkanının zatında milenyum müslümanlarına genel bir ayar vermiş. Ama o her zaman ki sakin ve hakim üslubu ile.

Artık tornacılar da Marx okuyabilecek

YÖK’ün katsayı adaletsizliğini kaldırmasının ardından pek çok şey, yazılıp söyleniyor ve de konu güncelliğini yitirinceye kadar söylenecek. Ancak bana göre Yıldıray Oğur yine arşivlik bir yazı ile meseleye noktayı koydu.

Demokrasi Acıtır

Demokrasiyi nasıl anlamamız gerektiğine dair harika bir örnek:
Soru: Sevgili Sivilay Abla, yazılarının hiç birini kaçırmadan okuyorum. Özellikle laiklere dokundurduğun yazılarını okurken vallahi zevkten dört köşe oluyorum. Ancak, örneğin Topkapı Sarayı’nın bahçesinde eylem yapan Alperenler ile ilgili yazını okurken sana yine yüzde yüz hak veriyorum ama diğer yazılarda aldığım lezzeti alamıyorum. Acaba benim demokratlığımda bir sakatlık [...]

Okur Yorumları Elekten mi Geçiriliyor?

“Artık ikna oldum” demiş bugünkü yazısında Alper Görmüş. Ben de kendisine bir öneride bulundum. Buradan paylaşmak istediğim deneysel bir yöntem ile hurriyet.com.tr’nin kendi fikriyatına uymayan yorumları eleyip elemediği anlaşılabilir diye düşünüyorum. Deneyin sonuçları ispatlanabilir mi bilemiyorum ama en azından kendi vicdanımızda böyle düşünmekte haklı olduğumuza ikna olmuş oluruz. Gelelim yönteme:

Gönüllü 10 kişi seçilir.
hurriyet.com.tr’den her biri [...]

Kart kurt Türkleri, Hay Dur Çinlileri

Geçen yazılardan birinde resmi ideolojinin kürtlere bakışından söz açılmıştı. Bugünlerde Çin’in Uygur Türklerine reva gördüğü mezalim insan olarak bizi üzse de, kabul edelim ki aradaki akrabalık ve din bağı üzüntümüzü daha bir arttırıyor. Uygurların vatanı olan Doğu Türkistan’ın 25 yıl kadar Osmanlı yönetiminde kaldığını da yeni öğrendim bu vesile ile. Bu arada aynı yazıda Çinlilerin [...]

Üslûp, düğün, tevazû

Laf lafı açtı, sohbet koyulaştı. Toplumda bazı değerlerin temsilcisi gibi görünen, en azından o gelenekten geldikleri iyi bilinen bazı kimselerin her türlü imkana sahip olmalarına rağmen hala nasıl da tamahkar olabildikleri gibi her zaman her yerde konuşulan meselerdi işte. Siyaset kirli bir dünya. İçine girenler mi domuzlaşıyor yoksa domuz iştahlılar mı ekseri içine giriyor bu [...]

Dil Bilmeyen Başbakan Olur Mu?

Radikal gazetesinin haberine göre başbakan dil bilmediği için utanıyormuş. Gazete “One minute! Başbakan dil bilmediği için utanıyor” başlığıyla vermiş haberi. Haberin anasayfadaki bağlantısına bir de Davos olayından bir resim eklenmiş. Benim aklıma ilk bakışta “başbakan dil bilmediği için davosta o hırçınlığı yaptı” iması geliyor. Tayyip bey başbakan olduğundan beri, onun dil bilmemesini diline dolayanlar var. [...]