Korkuyor musun? Ben de korkuyorum Ankara. Ara sıra aydınlık yüzün, parlayan gözlerin geliyor aklıma. Bir umut kıpırdıyor içimde, sonra o donduran ayazın… Dizlerim eskisi gibi değil. Hep bir kırgınlık var üzerimde. Hep bir kırgınlık… Artık sana ait değilim, hissediyorum. Sırdaş kaldırımlar yabancı bakıyor. Hatıralar giderek silikleşiyor.
Bahçelievler’de bir ring durağı… Hatırlamazsın bile Ankara! Oturacağım bir uzun tahtaydı. Yerine durak yapmışlar. Oturup yere bakacaktım, binmesem de bekleyecektim otobüsleri. Kırmızı, eski, Macar yapımı olanları yalnızca.
Hayat herşeye rağmen devam ediyor Ankara. Yaşam kalpleri katılaştıran, insanı duyarsızlaştıran bir mücadele. Halbuki ben tüm madalyaları senin için takacaktım Ankara.
Korkuyor musun? Ben de korkuyorum Ankara.
Yazmak için ilk defa kendimi zorladım. Ateş söndükçe ışık azalıyor, yazmak zorlaşıyor.
Galiba okumak da…
Benzer Yazılar:
